Mehmed Bey Camii
Caminin ilk yapı evresi. Yapı, Rüstem Paşa’nın kethüdası Mehmed Bey tarafından yaptırılmış ve mimarlık tarihi kaynaklarında Mimar Sinan’a bağlanmıştır.
İzmit şehir merkezinin en köklü tarihî yapılarından biri olan Fevziye Camii’nin geçmişi 16. yüzyıla uzanır. İlk adı Mehmed Bey Camii olan yapı, 1576 yılında Sadrazam Rüstem Paşa’nın kethüdası Mehmed Bey tarafından yaptırılmış; mimarlık tarihi kaynaklarında Mimar Sinan’a bağlanmıştır.
Depremler, yangınlar, onarımlar ve yeniden yapımlar boyunca sürekli değişen Fevziye Camii, yüzyıllar boyunca İzmit’in dinî hayatının yanı sıra şehir hafızasının da önemli odaklarından biri olmayı sürdürmüştür.
Caminin ilk yapı evresi. Yapı, Rüstem Paşa’nın kethüdası Mehmed Bey tarafından yaptırılmış ve mimarlık tarihi kaynaklarında Mimar Sinan’a bağlanmıştır.
Ahmed Fevzi Paşa tarafından yeniden yaptırılan cami, Sultan II. Mahmud’un İzmit ziyareti sırasında açılmış ve padişah iradesiyle “Fevziye” adını almıştır.
10 Temmuz 1894 depreminde minarenin yapı üzerine düşmesiyle cami kullanılamaz hâle gelmiş; ardından kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlamıştır.
1967 depreminde zarar gören cami, üst örtüsü ve minaresi dâhil olmak üzere önemli bir onarım sürecinden geçirilmiştir.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde Fevziye Camii ağır hasar almış; yapı sonraki süreçte kontrollü olarak yıkılmıştır.
Tarihî caminin karakterini sürdürmeyi amaçlayan rekonstrüksiyon tamamlanmış ve bugünkü Fevziye Camii yeniden ibadete açılmıştır.
Fevziye Camii’nin tarihi, Osmanlı döneminde İzmit’in ticaret, liman, tersane ve ulaşım açısından canlı bir merkez hâline geldiği 16. yüzyılda başlar.
İlk adı Mehmed Bey Camii olan yapı, Sadrazam Rüstem Paşa’nın kethüdası Mehmed Bey tarafından 1576 yılında yaptırılmıştır. Mimarlık tarihi çalışmaları ilk camiyi Mimar Sinan’a bağlamaktadır.
İlk yapının mimari ayrıntıları konusunda kaynaklar tamamen aynı görüşte değildir. Caminin tarih boyunca geçirdiği büyük afetler ve yeniden yapımlar nedeniyle özgün 16. yüzyıl mimari kimliği zaman içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.
Fevziye Camii’nin tarihindeki ilk büyük kırılmalardan biri 1719 depremidir. Yapı bu depremde zarar görmüş ve sonrasında yenilenmiştir.
18. yüzyıl ortalarında meydana gelen büyük yangın ise camiyi yeniden ağır biçimde tahrip etmiştir. Bu afetler sonucunda yapı, ilk kuruluş dönemindeki mimari karakterinden giderek uzaklaşmış ve farklı dönemlerin müdahaleleriyle yeniden şekillenmiştir.
Caminin tarihinde en önemli dönüm noktalarından biri 1836 yılıdır. Yapı, Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır.
Sultan II. Mahmud’un aynı yıl İzmit’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yeni cami açılmış; dönemin tarih kayıtlarına göre padişahın iradesiyle Ahmed Fevzi Paşa’ya atfen “Fevziye” adı verilmiştir.
Böylece yüzyıllardır Mehmed Bey Camii olarak bilinen yapı, bugün de taşıdığı Fevziye Camii adıyla İzmit’in şehir hafızasında yeni bir döneme girmiştir.
10 Temmuz 1894 depremi Fevziye Camii tarihinin en iyi belgelenmiş büyük afetlerinden biridir. Deprem sırasında minarenin bir bölümü caminin üzerine düşmüş ve yapı tamamen kullanılamaz hâle gelmiştir.
Yeniden inşa sürecinde Sultan II. Abdülhamid önemli destek sağlamış; İzmitli idareciler, belediye görevlileri ve hayırseverler de çalışmalara katkıda bulunmuştur.
19. yüzyılın sonlarında yeniden ayağa kaldırılan cami, ilk 16. yüzyıl yapısından önemli ölçüde farklılaşmış ve sonraki dönemlerde Fevziye’nin tanınan mimari karakterinin temelini oluşturmuştur.
Bazı eski tanıtım kaynaklarında deprem yılı 1884 veya 1889 olarak geçse de arşiv belgelerine dayanan akademik çalışmalar olayın tarihini 10 Temmuz 1894 olarak göstermektedir.
Cumhuriyet döneminde Fevziye Camii ibadet işlevini sürdürürken çeşitli bakım ve onarımlardan geçti. Aynı zamanda caminin çevresi de İzmit’in değişen kent planlamasının önemli alanlarından biri hâline geldi.
Yerel basın kayıtları, Fevziye’nin yalnız bir ibadet yapısı olarak değil; İzmit’in günlük şehir hayatının içinde yaşayan bir merkez olarak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Fevziye Camii ağır hasar aldı. Yapı deprem sırasında tamamen ortadan kalkmadı; ağır hasarlı olarak ayakta kaldı.
Sonraki değerlendirmelerin ardından kontrollü olarak yıkılması ve tarihî karakterini devam ettirmeyi amaçlayan bir rekonstrüksiyonla yeniden inşa edilmesi kararlaştırıldı.
Bugünkü Fevziye Camii 2004 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Yapı, tarihî caminin 1999 depremi öncesindeki karakterini sürdürmeyi amaçlayan modern bir rekonstrüksiyondur.
Betonarme karkas sistemle inşa edilen bugünkü cami, 1576 tarihli özgün Mimar Sinan yapısının birebir kopyası değildir. Bunun yerine yüzyıllar içinde oluşan Fevziye mimarisinin tarihî hafızasını devam ettirmektedir.
Depremler, yangınlar, yeniden yapımlar ve değişen şehir dokusuna rağmen Fevziye Camii, yaklaşık dört buçuk asırdır İzmit’in merkezinde varlığını sürdüren önemli bir ibadet mekânı ve ortak hafıza noktasıdır.